Abdulrahim Akbulut

Yazar • Girişimci • Düşünür

Abdulrahim Akbulut

Yazar • Girişimci • Düşünür

Abdulrahim Akbulut portresi
Keşfet

Hakkımda

Abdulrahim Akbulut

20 Temmuz 1997 tarihinde Bayburt'ta doğdu. 2019 yılında İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye Bölümü'nden mezun oldu.

2021 yılından bu yana sigortacılık sektöründe kendi işletmesiyle faaliyet göstermektedir. Mesleki çalışmalarının yanı sıra kitap, şiir ve akademik nitelikte makaleler kaleme almaktadır.

Yazılarında toplumsal meseleler, insan, düşünce, siyaset, ekonomi ve bireyin varoluşsal sorgulamaları gibi farklı konulara yer vermektedir. Edebiyatı yalnızca bir ifade aracı olarak değil, düşünceleri gelecek nesillere aktarmanın ve toplumsal hafızaya katkıda bulunmanın bir yolu olarak görmektedir.

Mesleki tecrübelerini, akademik birikimini ve düşünsel çalışmalarını bir araya getirmeyi amaçlayan Akbulut, bilgi ve deneyimlerini kitaplar, makaleler, eğitim faaliyetleri ve çeşitli akademik platformlar aracılığıyla gelecek nesillere aktarmayı hedeflemektedir.

Kitaplar

Romanlarım

Her roman, bir dünyanın kapısıdır.

Son Dua

Roman · 2026

Son Dua

Bir Rüyanın Ardından Gelen Son Yolculuk

Mahir'in ruhsal bir yolculukla Mekke ve Medine'ye uzanan hikâyesi; inanç, kayıp ve yeniden doğuşun derin izlerini taşıyan bir roman.

Herkesin Bir Fiyatı Var mı?

Roman · 2026

Herkesin Bir Fiyatı Var mı?

Bir ülkede herkes masumsa, bütün bu kirli işleri kim yapıyordu?

Gazeteci Meral Aydın, Karadere'deki yolsuzlukları araştırırken sistemin çürümüş yüzüyle yüzleşir. Kara mizah ve siyasi hicivle örülü bir roman.

Ölüm Bile Davetli

Roman · 2026

Ölüm Bile Davetli

Bazı davetiyeler mutluluk, bazıları felaket getirir.

Kerem Sancaktar'ın aldığı siyah zarf, Sancaktar ve Karahan aileleri arasındaki köklü düşmanlığı yeniden alevlendirir. Gerilim ve kara mizahın buluştuğu bir roman.

Demokrasi A.Ş.

Roman · 2026

Demokrasi A.Ş.

Her şey yolunda. Peki kimin yolunda?

Müstakil Cumhuriyet'te her şey yolundadır — en azından devletin açıkladığı rakamlar böyle söyler. Siyasetin, bürokrasinin ve güç ilişkilerinin absürt yüzünü kara mizahın keskin diliyle anlatan bir roman.

Yayınlar

Makaleler & Araştırmalar

Sigortacılık, finans ve ekonomi alanlarında yayımlanan akademik çalışmalar.

Makale

Türkiye'de Sigortacılık Sektörünün Tarihsel Gelişimi

Akademik Araştırma

"Türkiye'de sigortacılık sektörünün tarihsel süreç içindeki gelişimi, dönüm noktaları ve günümüzdeki yapısına kapsamlı bir bakış."

PDF İndir
Makale

Türkiye'de Bireysel Emeklilik Sisteminin Gelişimi

Akademik Araştırma

"Bireysel emeklilik sisteminin Türkiye'deki kuruluşundan bugüne gelişimi, katılımcı profili ve sistemin ekonomiye katkıları üzerine bir inceleme."

PDF İndir
Makale

Türkiye'de Özel Sağlık Sigortacılığı

Akademik Araştırma

"Özel sağlık sigortacılığının Türkiye'deki mevcut durumu, büyüme dinamikleri ve sektörün geleceğine dair kapsamlı bir değerlendirme."

PDF İndir
Makale

Sigortacılık Sektöründe Suç Gelirlerinin Aklanması

Akademik Araştırma

"Sigortacılık sektöründe kara para aklamanın yöntemleri, tespit mekanizmaları ve önleme stratejilerine dair kapsamlı bir analiz."

PDF İndir
Makale

Yapay Zekânın Sigortacılık Sektörüne Etkileri

Akademik Araştırma

"Yapay zekâ teknolojilerinin sigorta sektöründeki uygulamaları, hasar yönetimi, risk değerlendirmesi ve müşteri deneyimine etkileri üzerine bir inceleme."

PDF İndir

Şiirler

Şiir Galerim

Kelimelerin resme dönüştüğü an…

Blog

Yazılar

Düşünceler, gözlemler ve kelimelerle örülü bir dünya.

Kişisel

Hayat Manifestom

Hayatımı aileme, bana emek verenlere ve yolumu aydınlatanlara borçluyum. Gerçek mirasın ne olduğu üzerine kişisel bir manifesto.

Hayatımı aileme, bana emek verenlere, yolumu aydınlatanlara ve özellikle en zor zamanlarımda yanımda duran büyüklerime borçluyum. Bugün sahip olduğum düşünce yapısında, bilgi birikimimde ve hayata bakışımda onların emeği, öğütleri ve fedakârlıkları var. Bu borcu yalnızca sözlerle değil, hayatım boyunca üreterek, öğrenerek ve öğrendiklerimi paylaşarak ödemek istiyorum.

Benim için başarı yalnızca makam, para veya unvan sahibi olmak değildir. Asıl başarı, insanın kendisinden sonra da değer üretebilmesi, başkalarının hayatına dokunabilmesi ve kendisinden sonraki nesillere bir şeyler bırakabilmesidir.

Hayat boyunca edindiğim tecrübeleri, mesleki birikimimi ve düşüncelerimi kendime saklamak istemiyorum. Üniversitelerde, dersliklerde, seminerlerde ve çeşitli akademik platformlarda gençlerle buluşmayı; bilgi ve tecrübelerimi akademisyen, danışman veya eğitmen olarak gelecek nesillere aktarmayı arzuluyorum.

İnsanların yalnızca bir meslek edinmelerine değil, düşünmeyi, sorgulamayı, sorumluluk almayı ve kendi yollarını çizmeyi öğrenmelerine katkı sunmak istiyorum.

Bundan sonraki hayatımda temel gayem; kendimi geliştirmek, üretmek, topluma fayda sağlamak ve ardımda anlamlı bir iz bırakmaktır.

İnanıyorum ki insanın gerçek mirası, geride bıraktığı servet değil, yetişmesine katkı sunduğu insanlar ve aktardığı değerlerdir.

Manifesto

Kalemimin, Düşüncenin ve Ruhumun Manifestosu

Düşüncelerini başkalarının doğrularına hapsetmeyen, sorgulamaktan korkmayan ve kelimelerin ardında saklı hakikati arayan bir insanın manifestosu.

Ben, düşüncelerini başkalarının doğrularına hapsetmeyen, sorgulamaktan korkmayan ve kelimelerin ardında saklı hakikati arayan bir insanım.

Yazmak benim için yalnızca cümleleri bir araya getirmek değil; insanı, hayatı, toplumu, adaleti, aşkı, yalnızlığı ve varoluşu anlamlandırma çabasıdır. Kalemim, zihnimde başlayan sorgulamanın kâğıda yansımış hâlidir.

Bir düşüncenin değerini, kimin söylediğiyle değil, ne ölçüde hakikat taşıdığıyla ölçerim. Hiçbir fikri sırf kabul gördüğü için benimsemem, hiçbir düşünceyi de yalnızca alışılmışın dışında olduğu için reddetmem. Benim için düşünce, cesaretle sorulan soruların ve samimiyetle aranan cevapların yolculuğudur.

Edebiyatı yalnızca estetik bir uğraş olarak görmem. Onu insanın kendisiyle, toplumla ve çağının meseleleriyle hesaplaşabildiği bir alan olarak kabul ederim. Romanlarımda insanı ve düzeni sorgulamak, denemelerimde düşüncenin sınırlarını zorlamak, şiirlerimde ise kelimelerin anlatmaya yetmediği duygulara ses vermek isterim.

Şiir benim için ruhun dilidir. Bazen bir ayrılığın sessizliği, bazen söylenememiş bir sevdanın yankısı, bazen de insanlığın ortak yarasına düşen bir kelimedir. Şiirde gösterişten çok derinliği, yapaylıktan çok samimiyeti, geçici güzelliklerden çok kalıcılığı önemserim.

Kalemimi birilerinin hoşuna gitmek için değil, düşündüklerimi ve hissettiklerimi en sahici biçimde ifade etmek için kullanırım. Alkışın değil, anlamın peşindeyim. Gündemin geçici heyecanlarından ziyade zamanın eskitemeyeceği meselelerle ilgilenirim.

İnanıyorum ki bir yazar yalnızca yaşadığı dönemi anlatmamalı, aynı zamanda ona tanıklık etmelidir. Haksızlık karşısında susmamalı, insanın değerini makamla, servetle veya güçle ölçmemelidir. Kalem, gerektiğinde bir vicdan, gerektiğinde bir itiraz, gerektiğinde ise bir umut olabilmelidir.

Kendimi tamamlanmış bir düşünür ya da kusursuz bir yazar olarak görmüyorum. Öğrenmeye, yanılmaya, yeniden düşünmeye ve kendimi geliştirmeye devam edeceğim. Çünkü düşüncenin son noktası yoktur. İnsan geliştikçe düşünceleri, düşünceleri geliştikçe dünyaya bakışı değişir.

Eserlerimin yalnızca bugün okunmasını değil, yıllar sonra da üzerine düşünülmesini istiyorum. Benden sonraki kuşaklara hazır cevaplar bırakmaktan ziyade, onlara yeni sorular sordurabilmeyi önemsiyorum.

Benim mücadelem kelimelerle, gücüm fikirlerle, sığınağım edebiyatla, mirasım ise eserlerimle olacaktır.

Bir gün adım unutulabilir, sesim duyulmayabilir, yüzüm hatırlanmayabilir. Fakat bir cümlem bir insanın düşüncesini değiştirebilirse, bir şiirim bir kalbe dokunabilirse, bir kitabım bir zihinde yeni bir kapı açabilirse yazma gayeme ulaşmışım demektir.

Çünkü ben yalnızca yaşadıklarımı yazmak değil, düşüncelerimle yeni dünyaların kapısını aralamak istiyorum. Kalemim susmayacak. Çünkü henüz sorulmamış sorular, yazılmamış şiirler ve anlatılmayı bekleyen hikâyeler var.

İletişim

Bana Ulaşın

Sorularınız, iş birliği teklifleriniz veya sadece bir merhaba için.

"İnsan dünyaya bir ömür bırakır, ardında bir iz; ömür tükenir, iz kalır."

— Abdulrahim Akbulut